Optimalizm, üç temel değere dayanır: sevgi, hakkaniyet ve bilim.
Bilim, insanlığın bugüne kadar geliştirdiği en etkili bilgi ve çözüm üretme sistemidir. Bilimsel yöntem ise kanıta dayalı düşünmeyi ve gerektiğinde fikrimizi değiştirebilmeyi sağlar.
Optimalizm’de bilimsel yaklaşım, hakkaniyeti eyleme dönüştürerek, ortak geleceğimizi en iyi sonuçlara doğru yönlendirir.
Hakkaniyet, herkes için etik ve dengeli bir yolu ifade eder ve çoğu insanın savunduğu bir değerdir. Ancak hakkaniyetin ne olduğu, insanların düşüncesine ve sosyoekonomik koşullara göre değişir. Bu nedenle hakkaniyeti tanımlamak ve ölçmek için ideolojilerden bağımsız bir ölçüte ihtiyaç duyarız.
Bu ölçütün kaynağı sevgidir.
Buradaki “sevgi”; karşılıklı saygı, empati ve şefkati kapsayan evrensel bir ilkedir. Bu yalnızca kendi çevremiz veya topluluğumuz için değil, tüm insanlar için geçerlidir. Bu; geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki tüm insanların eşitliğini tanımak anlamına gelir.
Eşitlik, hakkaniyet olmadan mümkün değildir. Bu, herkesin kendi ihtiyaçlarına uygun kaynaklara ve fırsatlara erişebilmesi anlamına gelir. Gezegenimiz ve ekosistemlerimiz, tüm insanların sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürdürebilmesi için korunmalıdır. Hepimiz sağlıklı ve barış içinde yaşama hakkına sahibiz. Adil bir toplumda, herkes küresel uygarlığın bir parçası olarak eşit ve tam katılım gösterebilir.